İstanbul sokaklarında dolaşırken bu güzel evi fark etmemek zor olacak. Farklı tarzların eşsiz bir karışımı olan bu ev, civarda başka hiçbir yerde bulamayacağınız türünün tek örneği bir görünüme sahiptir.1913 ve 1914 yılları arasında eklektik bir tarzda inşa edilen bina, adını Türkiye'nin önde gelen 20. yüzyıl mimarlarından biri olan yaratıcısından almaktadır. Vedat Tek, Birinci Türk Ulusal Mimari Hareketi'nin önde gelen isimlerinden biriydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında başlayan bu hareket, Selçuklu ve Osmanlı üsluplarından beslenen yeni bir ulusal mimari biçimi yaratmayı amaçlıyordu.Vedat Tek'in eserleri İstanbul'un dört bir yanına ve ötesine dağılmış durumda. İstanbul Merkez Postanesi ve Kastamonu Valiliği gibi ikonik binaların arkasındaki dehadır. Ancak mimari yeteneklerini sadece büyük ölçekli projelere saklamamıştır. Ailesi için inşa ettiği ev bile mimari güzelliğin muhteşem bir örneğidir.Asimetrik bir tasarıma sahip olan aile evi, uzaktan bile tanınabilir. Klasik Türk süsleme motifleri ve biraz da Batı etkisiyle Doğu ve Batı'yı eşit ölçüde kucakladığı söylenebilecek bu ev, büyüleyici bir mimari ve kültür karışımı yaratıyor. Karmaşık tasarımlar, geometrik oymalar ve parlak turkuaz pigmentlerin küçük sıçramaları binayı gerçekten çarpıcı kılıyor.1950 yılında, Vedat Tek'in evlilik yoluyla edindiği damatlarından biri evi bir meyhaneye dönüştürmüştür. Bugün hala açık olan meyhane, Türkiye'nin en büyük mimarlarından birinin eski evinde insanların şarap ve yemek keyfi yapmasına olanak sağlıyor.Gitmeden önce:Taksim Meydanı'na 10-15 dakikalık yürüme mesafesindeki binaya aynı yönden otobüsle de ulaşılabilir.